Alacak yönetimi ve kredi (Ticari alacak)
sigortaları
alanında faaliyet gösteren Coface
Sigorta
Genel Müdürü Belkıs Alpergun, bilgi
paylaşımı arttıkça ticari alacak
sigortalarının,
vadeli çeke ihtiyaç bırakmayacağını
bildirdi.
Alpergun, Coface
Sigorta'nın
Türkiye'deki faaliyetlerini ve ticari
alacak sigortaları
sektöründeki gelişmeleri aktarmak
amacıyla düzenlenen basın toplantısında
Coface'in, dünyanın 67 ülkesinde fiilen
faaliyet gösteren bir grup olduğunu
belirtti.
Coface'in, ticari alacak
sigortaları
konusunda ise 167 ülkede karar
alabildiğini ve bünyesinde 58 milyon
adet şirketin verisini barındırdığını
dile getiren Alpergun, 2012 yılında
alacak sigortalarında
dünyada bir numara olmayı
hedeflediklerini ifade etti.
Alpergun, Türkiye'deki çalışmalarına
1997 yılında bu günkü adı Eureko
Sigorta
olan Garanti
Sigorta'yla başladıklarını
hatırlatarak, 2006'nın ekim ayında ise
Coface Sigorta'yı
kurduklarını ve 2007 yılının başından
itibarende poliçe düzenlemeye
başladıklarını söyledi.
Ticari alacak
sigortalarının,
sigortacılık
ile finans piyasaları arasında bir ürün
olduğunu anlatan Alpergun, Türkiye'de bu
sigortaların
GSYİH'ya oranının henüz 10 binde 2
civarında olduğunu belirtti.
Avrupa'da ise bu oranın yüzde 14
seviyelerinde olduğuna işaret eden
Alpergun, ''Yani bu alanda Türkiye'nin
halen gidecek çok yolu bulunuyor. Ticari
alacak sigortalarında
dünyada söz sahibi üç şirket var.
Bunlardan birisi biziz, diğer ikisi ise
Euler Hermes ve Atradius... Bu üç
şirkette şu an Türkiye'de ve Türkiye'nin
potansiyelini biliyor'' diye konuştu.
Coface'in, ticari alacak
sigortalarında
Türkiye'deki pazarın yüzde 60'ına sahip
olduğuna dikkati çeken Alpergun, finans
siteminin sağlıklı işleyebilmesi için
alacak yönetiminin çok önemli olduğuna
değindi.
-''KRİZDE 41 MİLYON LİRA HASAR
ÖDEDİK''-
Belkıs Alpergun, ekonomik krizle
birlikte ticari alacak
sigortalarına
KOBİ'lerin ilgisinin arttığını
anımsatarak, geçen yıl 6, bu yıl da 35
olmak üzere krizde 41 milyon lira tahsil
edilemeyen alacağı ödediklerini
bildirdi.
Müşterilerinin, alacaklarını tahsil
etmesiyle ticaret hayatlarını
sürdürebildiklerini dile getiren
Alpergun, Coface Grubu ile birlikte
Türkiye'de teminat altına aldıkları
riskin 4,7 milyar dolar olduğunu
söyledi.
Buna karşılık bu yıl 12 milyon prim
topladıklarını anlatan Alpergun, bu yıl
topladıkları primden çok hasar
ödemelerinde ekonomik krizin etkili
olduğunu, önümüzdeki yıl ise tam tersi
bir durum beklediklerini ifade etti.
Krizde borcunu ödemekte en çok zorlanan
sektörlerin inşaat ve plastik sektörleri
olduğunu vurgulayan Alpergun, tekstilde
de sıkıntılarının olduğunu ama tekstil
sektörüne ellerinde yeterli bilgi olduğu
için daha kolay müdahale edebildiklerini
belirtti.
Türkiye'de ticari bilgilere ulaşmanın
zor olduğuna değinen Alpergun, şunları
kaydetti:
''Şirketlerden bu yüzden bilgilerini
paylaşmasını istiyoruz. Elimizde ne
kadar çok bilgi olursa o kadar doğru
kararlar verebiliriz. Bilgi paylaşımını
yapmazsanız ama piyasa; çek, senet gibi
farklı enstrümanlar üretir. 'Yeni çek
kanunu'yla 'Vadeli Çek' kavramı daha
belirginleşiyor. Bunu destekliyoruz ama
piyasanın bu kadar maliyetli belgelerle
uğraşmaması lazım. Bunu takip etmekte,
tahsil etmekte çok maliyetli...
Mahkemelerimizde binlerce dosya var
karşılıksız çek konusunda.
Bizim büyük bir iddiamız var. Bilgi
paylaşımı arttıkça ticari alacak
sigortaları,
vadeli çeke ihtiyaç bırakmayacak.
Müşterilerimizin çoğu artık çek, senet
gibi belgeler almayı bıraktı. Biz bu
teminatı sağlarken çek, senet gibi
belgeler istemiyoruz. Firmanın
kredibilitesine bakıyoruz ve 'Bu firma,
bu kadar vadeli alacağı kaldırır.
Kaldıramazsa biz üstleniriz' diyoruz. Şu
an Türkiye'de ticaretin büyük kısmı
çekle dönüyor ama ticari alacak
sigortalarının
yaygınlaşmasıyla bu çek hacimleri
düşecek.''
-''ÖNÜMÜZDEKİ YILDAN UMUTLUYUZ''-
Alpergun, Coface
Sigorta
olarak Türkiye'de 150 şirketle
çalıştıklarını ve bu 150 şirketin iş
yaptığı 10 bin şirketin riskini
üstlendiklerini bildirdi.
Coface Grubu'nun da Türkiye'de riskini
üstlendiği şirketlerin bulunduğunu ve
bunlarla birlikte riskini üstlendikleri
şirket sayısının 16 bini bulduğunu
anlatan Alpergun, ''Firmaların tüm
alacaklarını
sigortalıyoruz. Yani bir şirket
bize, 'Sadece bu alacaklarım riskli,
bunları sigortalayın'
derse, bunu yapmıyoruz'' dedi.
Türkiye'de en çok firmanın Marmara
Bölgesi'nde olduğunu, dolayısıyla en çok
sorun yaşadıkları yerin de Marmara
Bölgesi olduğunu dile getiren Alpergun,
bu yıl ödedikleri 35 milyon hasarın, 750
firmadan kaynaklandığını söyledi.
Belkıs Alpergun, ödedikleri hasarın
genellikle ''keyfi ödememelerden''
kaynaklandığını belirterek, ''Şirketler
öncelikle bankalara olan borçların
ödüyorlar. Yaptığımız incelemeye göre
döviz kuru da bu konuda çok belirleyici.
Döviz kuru, yukarı çıktıkça şirketlerin
bankalara olan borçları artıyor ve
öncelikle banka borçlarını, ondan sonra
diğer borçlarını ödüyorlar'' şeklinde
konuştu.
2009'u, ''finansal anlamda depremin
yaşandığı'' bir yıl olarak değerlendiren
Alpergun, geçen yıl 22 milyon lira prim
toplayıp 6 milyon lira hasar
ödediklerini, bu yıl ise 12 milyon prim
toplayıp 35 milyon lira hasar ödemesi
yaptıklarını anımsattı.
Bu yılı hasar-prim dengesinde zararla
kapatacaklarını ifade eden Alpergun,
''Ancak,
sigorta bunun için vardır. Bize
bu yıl ihtiyaç oldu ve biz bu hasarı
ödedik. Ancak önümüzdeki yıldan
umutluyuz. Önümüzdeki yıl, bu kadar
hasar olacağını düşünmüyoruz. Geçen yıl,
çok kötüydü. Normal zamanlarda ayda
ortalama 15-17 hasar ödemesi yaparız ama
geçen yıl aralık ayında 100'ün üzerine
çıktık. Bugün ise ayda 5-6 hasar ödemesi
yapıyoruz. Bu da önümüzdeki yıla umutla
bakmamıza neden oluyor'' ifadelerini
kullandı.
-''ÖNÜMÜZDEKİ YIL YÜZDE 50 BÜYÜMEYİ
HEDEFLİYORUZ''-
Alpergun, çalıştıkları şirketler için
bir tür ''ticari derecelendirme''
yaptıklarını belirterek, firmalar
hakkındaki görüşlerinin ve primlerin, bu
derecelendirmeye göre belirlendiğini
söyledi.
Şirketlere, 1-10 arasında derece
verdiklerini anlatan Alpergun, derecesi
beşe kadar olan firmaların riskli grupta
olduğunu bildirdi.
İnşaat ve plastik sektöründeki
firmaların da bu yıl riskli gruba
girdiğini dile getiren Alpergun, bu
sektördeki firmaların poliçe
yenilemelerinde bu yıl biraz daha fazla
prim ödeyebileceklerini ifade etti.
Ticari alacak
sigortalarının, ''ucuz'' da,
''pahalı'' da bir ürün olmadığını
vurgulayan Alpergun, primlerin, riskle
doğru orantılı olduğunu belirtti.
Alpergun, 2010 yılındaki hedeflerine de
değinerek, bu yılı 14,5 milyon lira
primle kapatmayı öngördüklerini,
önümüzdeki yıl ise 23 milyon lira prim
toplamayı ve yüzde 50 büyümeyi
hedeflediklerini söyledi.
Çeşitli satış kanallarını
kullandıklarını anlatan Alpergun,
bankalardan TEB, HSBC ve Yapı Kredi ile,
sigorta
şirketlerinden de Anadolu
Sigorta,
Eureko Sigorta
ve AK Sigorta
ile çalıştıklarını, bunun yanında direk
satış kanallarının da olduğunu ifade
etti.
Türkiye'nin, dünya ortalamalarına göre
daha az riskli olduğuna dikkati çeken
Alpergun, ''Krizlerde bu oran biraz
çıkıyor ama krizin hemen arkasından
tekrar dünya ortalamalarının altına
düşüyor. Yani Türk şirketleri, diğer
ülkelerin şirketlerine göre borçlarına
çok sadık. ABD, dünya ortalamalarında
seyreder genellikle ama örneğin; İtalya,
bu anlamda riskli bir ülkedir. Dünya
ortalamalarının her zaman üzerinde...''
şeklinde konuştu.